27 Kasım 2007 Salı

Sualtından Görüntüler



Dalgıçlık Nedir, Nasıl Dalgıç Olunur?


Dalışa nasıl başlayabilirim?

Eğer en az 14 yaşında ve sağlıklı bir kişi iseniz dalışa isterseniz hemen başlayabilirsiniz. Bu şartları sağlıyorsanız öncelikli olarak Türkiye Sualtı Federasyonunun onay verdiği bir Yetkili Dalış Merkezi' ne gidip başvuruda bulunmanız ve sağlığınız açısından bir sorununuz'un olmadığını ve başınıza gelebilecek hertürlü sağlık sorunlarını bu nedenle önceden kabul ettiğinizi belirten bir belgeyi imzalamak olacaktır. Ayrıca dalış sporuna başlayabilmeniz için çok iyi bir yüzücü olmanız gerekmez, su üzerinde durmayı bilmeniz yeterlidir.

Dalışa başlamak için ne tür malzemelere ihtiyacım var?

Dalışa başlamak için sadece mayonuzu alıp gitmeniz yeterlidir. Kurs başladığı zaman yetkili dalış merkezi sizlere yön gösterecektir. Dalış esnasında size gerekecek tüm malzemeyi dalışa beraber katıldığınız yetkili dalış okulu temin edecektir. Tabi tecrübe kazandıkça hangi malzemeleri satın alacağınızı kendiniz daha iyi belirleyeceksiniz. Ancak benim tavsiyem ilk etapda dalışın ABC' si değimiz Maske, Şnorkel ve palet almanızdır. tabi bunlara da gerek yok aslında çünkü dalış yapmak için gittiğin ekibin teknesinde tüm ekipmanları kiralayabiliyorsunuz (Tüp, dalış elbisesi, bc'denge yeleği', ağırlık, regülatör'ahtapot') Ama ABC olarak tabir ettiğimiz şey sizin için en önemlisidir, çünkü bunların size göre olması, maskenin ve paletin yüzüne uyması gerekir, aksi halde sualtında çok güç anlar yaşarsınız.

Dalgıçlar içinde derecelendirme var mıdır?

Evet, dalgıçlar kendi içinde 2 gruba ayrılır: Eğitmen ve dalıcı. Eğitmenler bu işi profesyonel olarak yapan kişilerdir, dalıcılar ise amatör olark ilgilenirler.

Sırasıyla dalıcılar 1 - 2 - 3 yıldız , Eğitmenler ise 1 -2 - 3 yıldız olarak belirlenmiştir. Seviyeler ise birbirini takip eder, yani en alttan en üst seviyeye çıkmak sizin dalış sayınıza ve kabiliyetinize kalmış birşeydir. 1 yıdız dalıcı dan 2 yıldız dalıcı seviyesine çıkabilmeniz için 20 dalış, 2 yıldız dalıcıdan 3 yıldız dalıcıya çıkabilmeniz için 70 dalış yapmış olmanız gerekir, tabi dereceler arttıkça dalış sayılarınızın artması da gerekir.

En fazla kaç metreye dalabilirim?

Sportif dalış limiti 30 metredir. Başlangıç kursunu (PADI veya CMAS) bitirmiş bir kişi max. 18 metreye inebilir.

Dalış tüpünün içine ne var, ve tüp en fazla ne kadar dayanır?

Tüplerin içinde şu anda solumakta olduğunuz hava vardır. Soluduğumuz hava %21 oksijen ve %79 azot içerir. tüpteki havanın en fazla ne kadar dayanacağına ilişkin sorunun tek bir cevabı yoktur. Ne kadar derine dalış yapılırsa o kadar fazla hava harcanır. Ayrıca dalıcının tecrübesi ve dalış koşulları da bu süreyi etkiler.

Tüplü dalış tehlikeli midir, Sualtında tehlikeli canlılar var mıdır?

İstatistikler tüplü dalışın yüzmeden daha güvenli olduğunu göstermektedir. Fakat aynı araba kullanmak gibi öğrenilmesi gereken kurallar vardır. Kuralları izlediğiniz ve limitlerinize uyduğunuz sürece son derece güvenlidir. Sualtı canlıları siz onları rahatsız etmediğiniz sürece size zarar vermezler.

Vurgun yer miyim?

Dekomprasyon hastalığı yani halk arasında vurdugun olarak tabir edilen olay öyle sandığın kadar korkulacak ve sık ratlanan bir durum değildir, en azından dalgıçlar için...

Kurallara uyduğunuz ve limitlerinizi bildiğiniz sürece dekompresyon hastalığı riski çok azdır. Çünkü dalgıçlar bu konuda eğitim alıyorlar ve bu dekomprasyon hastalığına yakalanma riskleri oldukça küçük bir ihtimal, haa.. olmaz mı olur tabi, ne zamanlar olur peki bu; mesela sualtında dolaşırken aniden yukarı çıkış yaparsanız, çünkü normalde su altında her 5 metrede bir bekleme süresi vardır, -bu biraz geniş bir konu- bu bekleme süreleri derinliğe göre azalır yada artar, eğer sen bu metrelerde bekleme sürelerini gerçekleştirmezsen vurgun yersiniz...

Onun haricinde 24 saat öncesinden alkollü bir içki içip dalış yaparsanız yine vurgun yersiniz, çünkü bu sefer normal dalış esnasında harcayacağın azotun çok daha fazlası vücudunda olur ve neredeyse 5 metrede bile vurgun yeme durumu ortaya çıkar. Kurallara uyduğunuz ve limitlerinizi bildiğiniz sürece dekompresyon hastalığı riski çok azdır.

forum.turksportal.net

Sea Dragon


Seahorses are a genus of fish belonging to the family Syngnathidae, which also includes pipefish and leafy sea dragons. The seahorses are found in tropical and subtropical coastal and reef waters all over Pacific, Atlantic and Indian oceans.

Seahorses range in size from 16 mm (the recently discovered Hippocampus denise) to 35 cm. Seahorses and pipefishes are notable for being the only species in which males become "pregnant".
The seahorse has a dorsal fin located on the lower body and pectoral fins located on the head near their gills. Some species of seahorse are partly transparent and are rarely seen in pictures.

Sea dragons are close relatives of seahorses but have bigger bodies and leaf-like appendages which enable them to hide among floating seaweed or kelp beds. Seahorses and sea dragons feed on larval fishes and amphipods, such as small shrimp-like crustaceans called mysids ("sea lice"), sucking up their prey with their small mouths. Many of these amphipods feed on red algae that thrives in the shade of the kelp forests where the sea dragons live.

25 Kasım 2007 Pazar

Serbest Dalış Rekorları

Devrim Cenk Ulusoy Serbest Dalış Küp Apnea 152.95 (Dünya Rekoru) - 3. Serbest Dalış Dünya Şampiyonası Ekim 2006
Devrim Cenk Ulusoy Serbest Dalış Dinamik Apnea 184.11 - 3. Serbest Dalış Dünya Şampiyonası Ekim 2006
Devrim Cenk Ulusoy Erkekler Uluslararasi/CMAS Jump Blue/Kup Apnea 2004 120.88 metre
Devrim Cenk Ulusoy Erkekler TSSF Dinamik Apnea 2005 164.3 metre
Derya Can Bayanlar Ulusal/TSSF Dinamik Apnea 2005 114.65 metre

STATİK APNEA ERKEK "ÖMER FARUK USTA" ( 5,30 DK.) 1999 KAŞ /ANTALYA

STATİK APNEA BAYAN "YASEMİN DALKILIÇ" (4,45 DK )1999 KAŞ /ANTALYA
SABİT AĞIRLIK ERKEK "SERTAN AYDIN" (51 M.) 2001 BODRUM/MUĞLA
SABİT AĞIRLIK BAYAN "YASEMİN DALKILIÇ" ( 46 M.) 1999 HURGHODA/MISIR
DİNAMİK APNEA DENİZ ERKEK "C.DEVRİM ULUSOY" (114 M.) BODRUM/MUĞLA 2003
DİNAMİK APNEA DENİZ BAYAN "DERYA CAN" (84 M.)BODRUM/MUĞLA 2003
DİNAMİK APNEA BAYAN "DERYA CAN" (94,13 M.) 2004 FETHİYE/MUĞLA
DİNAMİK APNEA ERKEK "CENK DEVRİM ULUSOY" (111,75 M.) 2004 FETHİYE/MUĞLA
KÜP APNEA BAYAN "DERYA CAN" (95,5 M.) 2004 FETHİYE/MUĞLA
KÜP APNEA ERKEK "CENK DEVRİM ULUSOY" (120 M.) 2004 FETHİYE/MUĞLA

KAYNAK ; www.tssf.gov.tr

14 Kasım 2007 Çarşamba

Octopus Burryi


Latince adı: Octopus Burryi
Genel adı: Caribbean Armstripe octopus, Brownstripe Octopus
Kökeni: Karayipler
Yiyeceği: Kabuklular, Küçük balıklar

Nautilus Pompilius


Latince adı: Nautilus pompilius
Genel adı: Nautilus pompilius
Kökeni: Endonezya
Yiyeceği: Karidesler, Balıklar, Canlı yem

Karanlık Dünyanın Esrarengiz Canlıları: Derin Deniz Balıkları

Bilim adamları 19 yüzyılda Ay kadar esrarengiz ve gizemli olan denizin derinliklerini keşfetmeyi arzu ediyorlardı. Denizler ve okyanuslar... Yeryüzünün üçte ikisini oluşturan engin sular... Henüz insanoğlunun, karalardaki gibi müdahale edemediği, ulaşamadığı pek çok sırlarla dolu bir ortam.

19. yüzyılın sonlarına kadar bilimadamları, bu şartlar altında hiçbir canlının hayat sürebileceğine inanmıyorlardı. Fakat teknolojideki ilerlemeler sonucu geliştirilen deniz kameraları ile 600 metreden 10 000 metreye kadar derinlerdeki canlıları inceleme fırsatı bulmuşlardı. Bu araçlardandan biri olan “Trieste” 10 bin metrede ancak 10 dakika kalabilmiştir. Derinsu kameraları ile denizin derinlikleri yavaş yavaş keşfedilmeye başlanmış ve dünyanın en acımasız karanlık ve soğuk bölgesinde de ilginç şekilli derin deniz canlılarının yaşadığı tespit edilmiştir. Bu canlılar ağlara takılmadığı için, insanlar onları yakından tanıma fırsatını yakalayamamışlardı. 4500 metre derinlikte o ana kadar hiç kimsenin görmediği ilginç balıkları ve yaşamlarını incelemeye başlayan bilimadamlarının hayretleri, araştırmalar ilerledikçe daha da artmıştı.

Derin deniz balıklarının yaşadıkları bölgeler, keskin soğuğun, ezici basıncın, daimi karanlığın ve öldürücü kıtlığın hüküm sürdüğü yerlerdir. Burada ilginç şekilli canlılar yaşar. Burada canlıların vücut yapıları basıncın etkisini en aza indirecek şekildedir. Bu derinliklerde sonsuz bir karanlık hakimdir. Sıcaklık 1-2°C civarında ve santimetre kare başına düşen basınç 1 tonun üzerindedir. Diğer bir ifadeyle burası, okyanusların hayat şartları bakımından en elverişsiz ortamı olmasına rağmen, hala buralarda yaşamlarını sürdüren canlılar bulunmaktadır. Günümüzde dalgıçlar, basıncın etkisinden korucuyu aletler olmadan, ancak 120 metreye kadar dalabilmektedir. 11 000 metre derinlikte yaşayan dip balıklarının bu müthiş basınca nasıl dayandıkları halen keşfedilememiştir.

Denizlerin derin olarak vasıflandırabileceğimiz kısımları 900 metreden aşağıda kalan soğuk ve ışıksız bölgelerdir. Bu bölgelerde balıklarda görme kuvvetli değildir. Bunun yerine çok ileri seviyede koku alma ve radar sistemleri vardır. Bu derinliklerde yaşayan hayvanların etraflarında bitki ve başka cins hayvan yok denecek kadar az olduğundan, ne ile beslendikleri bilim adamları tarafından uzun süre anlaşılamamıştır.

Binlerce metre yukarıda ölen hayvanların artıkları denizin dibine çökerken, basınçtan dolayı çok küçük parçacıklara ayrılarak su dibindeki hayvancıkların ayaklarına kadar gelmektedir. Derinliklerdeki dip balıklarının tek problemi gıda temini değildir. Aynı zamanda basınç, karanlık, soğuk ve kendilerinden büyük predatör balıklar da onlar için problem teşkil etmektedir.

Binlerce metre derinlikteki çok büyük basınca karşı koyabilen fener balıklarının dayanıklı vücut yapıları ve karanlık diplerde avlanmaya yarayan fenerleriyle denizaltı mühendislerini hayrete düşürmektedir. Derin deniz balıklarının şekilleri yüksek basınçtan dolayı bozuk görünümlüdür. Gıda azlığından dolayı kaslar zayıflamış, etleri ise neredeyse yoktur. Gözler besin bulmak için oldukça büyüktür. Ilk karşılaştığı avını kaçırmamak zorunda olan derin deniz balıklarının ağızlarındaki dişler engerek yılanında olduğu gibi uzun ve sivridir. Av azlığından dolayı, türler birbirine zaman zaman misafir değil, av olabilmektedir. Su sathından gelen gıda parçacıkları yeterli olmadığından, dişi fener balığı, başının üzerindeki lambasını ağzının önünde oynatarak küçük balıkları bununla cezbeder.

Dip balıkları karanlığa karşı fenerlerle donatılmışlardır. Statik elektrik ve fosforesans sayesinde bu balıkların vücudunda birçok parlak ışıklı bölge vardır. Fakat bunlar bu ışıklı organlarını yollarını bulmaktan çok, avlanmak için kullanırlar. Avlarını kendilerine çekmek için ışıklarını yakıp söndürürler. Vücudundaki ışıkları sayesinde yaklaşan balığın dost veya düşman olduğu anlaşılır. Uzaktan sadece ışıkları görülür. Balıklar bu ışıklar sayesinde birbirlerini tanıyabilirler.

Resimdeki balık, derin denizlerde yaşayan bir yılan balığı çeşididir ve kendisinden büyük balıkları yutabilir. Uzun keskin dişleri, koca ağzı ve kuvvetli çeneleri ile avın kurtulması imkansız gibidir. Bu balıklar kapabildikleri her şeyi yutarlar, diğer zamanlarda aç gezerler. Bu yılan balıkları büyük avları temin edebilmek için çok esnek bir çene ve elastiki bir mideye sahiptirler. Ne kadar büyük bir avla karşılaşırlarsa karşılaşsınlar, bu avı yiyebilirler.

Derin denizlerin garip dünyasında bir çok erkek hayvan türü cüceleşmiştir. Öyle ki bazıları dişilerinin onda biri büyüklüğündedir. Bazı fener balığı türleri arasındaki küçük erkek hayvanlar dişilerinin bir parçası haline gelmişlerdir. Dişinin derisine ağzı ile yapışan hayvanın avlanmasına gerek kalmamaktadır. Bunun yerine gıdasını dişisiyle paylaştığı kanından emerek sağlar. Onun görevi sadece dişinin yumurtalarını döllemektir. Bu az nüfuslu yerde, erkeklerin nesillerini devam ettirmek için yapacakları tek şey ilk buldukları dişiye yapışmak ve gitmesine hiçbir zaman müsaade etmemektir.

Kaynaklar

- Prof. Dr. Remzi Geldiay, Ekoloji Ders Notları, EÜ Fen Fak., Izmir.

- S. Preen (1986): The life in the dark-London.

- Science Digest (1990): The waters of life, pp 47-48.