HABER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
HABER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Kasım 2007 Pazar

Deniz Hatıraların Kendisidir


John Banville 'Deniz'de, çocukluğunu geçirdiği deniz kıyısına dönen ve orada anılarla beynini yeniden inşa eden bir adamın hikâyesini anlatıyor.

Deniz adlı yapıtı 2005 Man Booker Ödülü'ne değer görülen John Banville, kendisiyle yapılan bir söyleşide, kurgu yazma işinde en kıymetli bulduğu kişinin kim olduğunu soran muhabire şöyle bir yanıt vermiş:
"Bu her zaman tiksindirici bir soru olmuştur ama, duruma uygun bir yanıt vereceğim.
W.G. Sebald'ın erken ölümünün edebiyat için bir felaket olduğunu düşünüyorum. O, tamamıyla yepyeni bir şey yapıyordu, söz oyunlarının kasıtlı olduğu yeni bir roman sentezi oluşturuyordu. İnanıyorum ki, yaşasaydı, mucizevî şeyler yapacaktı. Ölümü, çağdaş kültürün en önemli olayıdır." Kuzey hat terminalinde olduğu gibi bir sona gelen Max Morden, yakın zamanda kanserden yitirdiği karısı için yas tutmaktadır. Bir seferinde ilk aşkının da kaldığı evde kalmak için çocukluk yazlarını geçirdiği deniz kıyısına döner. Anılarla beynini adeta yeniden inşa etmeye başlar ve bu onun ilacı olur: Anılar, yas ve yazı cümbüşüyle içki âlemi yapar. Deniz, ilk aşkının kaybolduğu yerdir ve şimdi de Max'in kaybolmaya başladığı yer olmuştur. Deniz hatıraların kendisidir, onun devasa dalgaları ise şu ânı, geçmişi bile, boğmakla tehdit etmekte. Hatıralar gibi, denizin de kendine ait bir hayatı var.
Romanın kapanışında Morden, dünyanın kabul edilemez zalimliğini ölü bir dalganın açıklar gibi göründüğü ânı hatırlar: "Ama bir tür itici güçle bütün deniz kabardı...
yalnızca koca dünyanın kayıtsız omuz silkmelerinden biriydi bu." (s. 176)

1 Kasım 2007 Perşembe

Motorlu Tekne Rehberi Tasarım


Sorensen´in Motorlu Tekne Rehberi Tasarım, yapım ve performansın doğru değerlendirilmesiMotorlu tekne tasarımlarıyla birlikte detaylı model değerlendirilmelerini kapsayan rehber.

14 Ekim 2007 Pazar

Hamsiye Elveda

Deniz Araştırmaları Vakfı `nın raporuna göre, küresel ısınmaya bağlı olarak denizlerimizde başta hamsi ve alabalık olmak üzere birçok tür yok olacak.

Türkiye sularındaki yaşamı araştırmak, tanıtmak ve korumak amacıyla bir grup bilim adamı ve deniz sektöründe çalışanlar tarafından 11 yıl önce İstanbul `da kurulan Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV ), küresel ısınmaya bağlı olarak denizlerimizde meydana gelebilecek değişiklikler hakkında bir rapor hazırladı.

İşte rapordaki ürküten öngörüler:
Bozulan atmosferik ritim ile Ege , Akdeniz ve Karadeniz `de çok farklı bir rüzgar ve akıntı sistemi ortaya çıkacak. Bazı limanlarda ulaşım aksayacak. Adalara ulaşım aksayacak, deniz ortamı kara alanından daha riskli bir hal alacak. Tüm kıyı illerimizdeki balıkçılık, turizm gibi ticari faaliyetleri ciddi zarar görecek. Denizde avlanmaya büyük darbe vurulacak. Deniz seviyesi yükseleceği için, deniz kaplumbağası (caretta) ve diğer türler tehlike altına girecek. Planktonlarla beslenen Hamsi ve Çaça gibi balıklar, önümüzde yıllarda Marmara ve Karadeniz `de yok olacak. Karadeniz `de Akdenizleşmenin hızlanması ve birçok yeni türün bu denize girmesi, önümüzdeki yıllarda daha da artacak. Yüzyıllardır avlanan hamsinin yerine başka balıklar avlanacak. Mersin balığı ve alabalık başta olmak üzere çok sayıda balık türü, küresel ısınmaya yenik düşecek.


Tolga ATAR / İSTANBUL
Bugün

Karadeniz Yunusları Tehdit Altında



Kirlilik ve Aşırı Avcılık Karadeniz`de Yunusları Tehdit Ediyor!
Ev sahipliğini Türkiye`nin yaptığı Karadeniz Komisyonu`ndan yapılan açıklamaya göre Karadeniz gemi trafiği açısından en yoğun denizler arasında bulunuyor.
Karadeniz`de balık nesli gemilerden ve kıyıdaki yerleşim bölgelerinden kaynaklanan çöpler, diğer karasal kirlilik kaynakları ve aşırı avcılık nedeniyle ciddi bir tehlike altında.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP ) tarafından yürütülen Karadeniz Ekosisteminin İyileştirilmesi Projesinin (BSERP) desteğiyle Karadeniz Komisyonu tarafından organize edilen 31 Ekim Uluslararası Karadeniz Etkinlik Gününün onbirinci yılı bu sene yine Türkiye ile birlikte Karadeniz `e kıyısı olan tüm ülkelerde eş zamanlı olarak kutlanacak.
Uluslararası Karadeniz Etkinlik Gününün bu seneki teması yunuslar olarak belirlendi. 2007 tüm dünyada Yunus Yılı olarak kutlanıyor.
Karadeniz`i çevreleyen Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Türkiye ve Ukrayna , 21 Nisan 1992 tarihinde Karadeniz`in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesini (Bükreş Sözleşmesi) ve 31 Ekim 1996 tarihinde de Karadeniz Stratejik Eylem Planını imzalayarak Karadeniz`in korunması için ortak hareket etme kararı aldı.
1996 yılından beri her sene 31 Ekim tarihi Karadeniz ülkeleri tarafından "Uluslararası Karadeniz Etkinlik Günü" olarak kutlanıyor. Bu sene onbirinci yılı kutlanacak olan Uluslararası Karadeniz Etkinlik Günü BSERP`in desteği ile Karadeniz Komisyonu tarafından organize ediliyor.Bükreş Sözleşmesinin hayata geçirilmesi için her ülkeden birer temsilcinin katılımıyla kurulan Karadeniz Komisyonu Daimi Sekreteryası`nın merkezi İstanbul`da bulunuyor.
Ev sahipliğini Türkiye`nin yaptığı Karadeniz Komisyonu`ndan yapılan açıklamaya göre Karadeniz gemi trafiği açısından en yoğun denizler arasında bulunuyor. Karadeniz`de balık nesli gemilerden ve kıyıdaki yerleşim bölgelerinden kaynaklanan çöpler, diğer karasal kirlilik kaynakları ve aşırı avcılık nedeniyle ciddi bir tehlike altında.
Karadeniz`in sağlığının göstergesi sayılan yunuslar da kirlilik, yoğun balıkçılık aktiviteleri, yaşam alanlarının bozulması ve av yasağının kaldırılması için talepler gibi tehditlerle karşı karşıya. Her sene onlarca yunus denizde terkedilen balıkçı ağlarına dolanarak boğuluyor.
Yunus avı uluslararası anlaşmalarla tüm Karadeniz`de yasaklanmış olmasına rağmen, yunuslar bazı balıkçılar tarafından diğer balık türlerindeki azalmanın nedeni olarak görülerek popülasyonun azalması için av yasağının kaldırılması isteniyor. Oysa Karadeniz`de yunusların bolluğu ekosistemin sağlıklı olduğuna dair olumlu bir sinyal.
Bu sene Uluslararası Karadeniz Etkinlik Günü kapsamında Bulgaristan , Gürcistan , Romanya , Rusya , Türkiye ve Ukrayna `da gerçekleştirilecek aktivitelerde verilecek mesajlarla, Karadeniz`deki balık rezervlerinin azalmasının asıl nedeninin kirlilik ve kontrolsüz balıkçılık aktiviteleri olduğu anlatılmak isteniyor.
Stratejik Eylem Planı`nın imzalanmasının üzerinden 10 yıl geçmesine rağmen halkın büyük çoğunluğu gerekli kararların alınması ve bunların uygulanması sürecinde etkili değil. Bu durum, Karadeniz ekosistemini korumak için yapılan çalışmalarda ülkeler için çok ciddi engel oluşturuyor.
Karadeniz Komisyonu Daimi Sekreteryası İcra Direktörü Ahmet Kıdeyş konuyla ilgili olarak şöyle dedi :Tuna Nehri ile Karadeniz`e ulaşan kirlilik alınan önlemler sonucunda son yillarda azaldı.
Ancak kirlilik bu deniz için hala büyük bir sorun. Yunuslar olduğu sürece Karadeniz `de sağlıklı bir yaşam var demektir. Yunuslar , Karadeniz `deki balıkların azalmasının esas nedeni değil. Sağlıklı bir deniz için av yasaklarına uyalım.

Turk.internet.com

22 Eylül 2007 Cumartesi

22 Eylül 2007

Maserati Famous Cup 2007-Marina Yacht Club Kupası
Bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek Maserati Famous Cup, Bodrum’da 22-23 Eylül tarihlerinde Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü ve Bodrum Marina Yacht Club ortaklığında düzenlenecek.
Yarışta ünlüler, 40 profesyonel yelken ekibiyle beraber yarışacak.
Ayrıntılı bilgi için BAYK: (252) 316 33 85

Donanma Kupası
İstanbul Yelken Kulübü’nün düzenlediği Donanma Kupası, 22-23 Eylül tarihlerinde Gölcük-İstanbul rotasında yat sınıflarının katılımıyla gerçekleştirilecek.
Ayrıntılı bilgi için İYK: (216) 336 06 33

Offshore Class 3- 225 Uluslararası Şampiyonası IX. Ayak
22-23 Eylül tarihlerinde Caddebostan’da yapılacak Offshore Class 3-225 Uluslararası Şampiyonası IX. Ayak yarışlarını İstanbul Offshore Club düzenliyor.
Ayrıntılı bilgi için İOC: (216) 537 00 80

18 Eylül 2007 Salı

Dünya'nın en büyük yolcu gemisi


870 milyon dolara malolan Freedom of the Seas'ın içinde dev sinema salonlarından anfitiyatroya, yüzme havuzlarından tırmanış duvarları ve buz pistine kadar her türlü lüks ayrıntı yer alıyor.
Freedom of the seas'ın güvertesinde 3 büyük havuz ve aquapark bulunuyor.
Üzerinde sörf yapmak için suni dalgalar üretebilen bir havuzu, 135 metre uzunluğunda bir alışveriş merkezi, bir kaya tırmanma duvarı ve buz paten pisti bulunan gemi, Norveç grubu Aker Yards'ın Finlandiya'daki tersanelerinde üretildi.
Yolcu kapasitesi: 4750
Ağırlığı:158.000 gros ton
Uzunluğu: 340 metre
Genişliği: 56 metre
Yüksekliği: 72 metre
Mürettebat kapasitesi: 1.360

3 Eylül 2007 Pazartesi

Sualtı Bilim Kampı

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Daire Başkanlığı'nın organize ettiği 'Sualtı Bilim Kampı'nın ikinci gününde katılımcılar tüple ilk dalışlarını yaptı.TÜBİTAK'ın ilk kez düzenlediği kampa kabul edilen ve deniz bilimleri üzerine çalışmayı planlayan öğrencilerin sualtı performansları, eğitimci dalgıçlardan tam not aldı.

Mersin'in Taşucu Beldesi'nden Barbaros Koyu açıklarına tekneyle gelen katılımcılar, burada eğitmen dalgıçlardan su altı ekipmanlarından tüp, yüzerlik denge yeleği olan BC ve su altı saati hakkında bilgiler aldı.Eğitmen rehber ve balık adam Ercan Zeybek, katılımcılara sualtında tüplü ve tüpsüz, maskeli ve maskesiz nefes çalışması yaptırıldığını söyledi.

Zeybek, maksimum 4 metre derinlikte ve 40'ar dakika süreyle iki dalış gerçekleştirildiğini dile getirdi. Dörder kişiden oluşan beş grupla, tüple nefes almayı sağlayan hava kaynağının sualtında bırakılıp tekrar bulunması, yedek hava kaynağı ile yer değiştirilmesi çalışmalarının yapıldığını aktaran Zeybek, maske tahliyesi, kulak eşitleme pratiklerinin de yapıldığını aktardı.

Zeybek, katılımcıların ilk tüplü dalışlarını "çok başarılı" olarak niteledi. Bilim ve teknik yazarı, eğitmen dalgıç Bülent Gözcelioğlu da dalışın yapıldığı Barbaros Koyu'nun güvenli olduğu için seçildiğini belirterek, bir başka tercih nedeninin, eğitim sırasında bölgede az miktarda deniz canlısına zarar verilmemesi olduğunu söyledi.

1 Eylül 2007 Cumartesi

Boylu-Soylu Gemiler


"TALL SHIPS"in Türkçe karşılığını hiçbir yerde bulamayınca bu tip teknelere "Boylu-Soylu Yelkenliler" adını verdik. Araştırmamız yaşları 75 ve üzeri bu tarihi güzellerin sayılarının da hemen hergün azaldığını; okul, vakıf veya donanma tarafından korunmakta ve kullanılmakta olmalarına rağmen sayılarının 40'ın altına düştüğünü gösterdi.

Her yıl bu gemilerin gezilerini organize eden STI/Sail Training Int'l kuruluşu 2005'de Kuala Lumpur'da yaptığımız ilk görüşmede 2011 yılına kadar dolu olduklarını söylemişti. Biz Türkiye’mize hiç gelmemiş, Karadeniz'e hiç çıkmamış olduklarını ve Cumhuriyet tarihimizde bir "ilk'e" imza atacaklarını anlatınca önerimizi kabul ettiler ve STI ile Mayıs 2008 için anlaştık.

Memnuniyetle vurgulamak isteriz ki işbirliği yaptığımız "STI" kuruluşu; din, dil, ırk farkı gözetmeksizin tam 50 yıldır gençleri tanıştırmak, eğitmek onlara deniz sevgi ve saygısını aşılamak deniz kirliliği ile savaşmak ve savaşanlara destek vermek için başarı ile yürüttükleri çalışmalardan dolayı 2007 yılı Nobel Barış Ödülü'ne aday gösterilmiştir.

Bu arada Deniz Kuvvetleri Komutanlığı "Birinci Uluslararası Marmaris Festivalini" çok büyük bir başarı ile tamamlamış, Mayıs 2008'de "İkinci Uluslararası Marmaris Festivali'ni" planlamaya başlamıştı ki, aktardığımız DTO/Deniz Ticaret Odası'nın 2008'de Boylu Soylu yelkenlileri İstanbul'a daveti projemizi derhal desteklediler ve İstanbul’dan önce Marmaris Festivali'nde hazır olmasını istediler. Bu yakın alaka bize büyük destek ve moral oldu.

Yaptığımız planlara göre en az 8 en fazla 14 A sınıfı, 3 veya 4 direkli büyük yelkenlilerden oluşan bir "filo", 5 Mayıs 2008 günü Marmaris'te 3 gün kalmak üzere demirleyecek. Her yelkenli Marmaris'ten yola çıkarken yaşları 15-24 arasındaki 20 gencimizi alacak ve İstanbul'a kadar yelken kursu verecek, denizcilik öğretecek. Bu doğrultuda en az 200 genç denizcimiz bu fırsattan yararlanacaklar... Marmaris'ten sonra donanmamız refakatinde Çanakkale Boğazı'ndan, Marmara'dan ve İstanbul Boğazı'ndan "transit" yani İstanbul'da hiç durmadan geçerek Varna'ya gidecek filo, 29/30 Mayıs 2008 günü İstanbul'a gelecek ve burada beş gün kalacak.

19 Ağustos 2007 Pazar

13. GAP Su Sporları Şöleni Eylül'de

13. GAP Su Sporları Şöleni, bu yıl Eylül ayında yapılacak. Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında bulunan 8 ilde gerçekleştirilecek etkinlikler için Eylül ayının ilk haftasında tören düzenleneceği öğrenildi..

Bölge gençlerini sporla tanıştırmak amacıyla 1995 yılından bu yana düzenlenen Atatürk Barajı Su Sporları Şenliği, her yıl giderek artan oranda katılımcının ve izleyicinin ilgisini çekiyor.
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi koordinatörlüğünde Başbakanlık GAP İdaresi, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (GSGM) ile Şanlıurfa ve Adıyaman valiliklerinin tarafından gerçekleştirilen Atatürk Barajı Su Sporları Şenliği'nde su kayağı, kürek-kano, sualtı sporları, yüzme, yelken gibi birçok alanda yarışmalar düzenleniyor.
Yarışmalara Türk sporcularının yanı sıra Romanya, Bulgaristan ve İsrail'den de sporcuların katılması bekleniyor.

Çağla Kubat 4. oldu

Dünya Slalom Windsurf Kupası’nın 6. ayağı sonunda, erkekler kategorisinde Fransız Antoine Albeau, bayanlarda ise yine Fransız Valerie Ghibaudo birinci olurken, 7. yarış öncesinde bu iki sporcu dünya şampiyonluklarını da ilan etti. Şampiyonada Türkiye’yi temsil eden sporculardan Çağla Kubat 4. olurken, Bora Kozanoğlu 18. ve Enes Yılmazer de 19. sırada yer aldı.

18 Ağustos 2007 Cumartesi

Abramoviç Tuzla’ya yat siparişi verdi

DÜNYANIN en zengin işadamları arasında bulunan Roman Abramoviç, Türkiye’den 250 bin euro değerinde bir yat alıyor.
Tuzla’da bulunan Ada Boat Yard adlı tersaneye broker’ları aracılığıyla sipariş veren Abromoviç’in yatı, ABD’deki bir fuar ziyareti sırasında gördüğü ve almak istediği öğrenildi. Firmanın sahibi Murat Bilican, ünlü işadamının yatı, Chelsea Harbour’daki evinin önünde ulaşım amaçlı kullanacağını söyledi.

Bilican, teknenin yapımına başladıklarını da belirterek, “1920’lerin klasik bir modeli olan yat el yapımıdır. Altı fiberglas, üst binası ise maunsipo ağacındandır. 240 beygirlik makinesi İngiltere’den özel olarak getirilecek. İç dizaynı limuzine benzetilebilir. Kabinsizdir.
Ayrıca teknenin manevra kabiliyeti yapması için baş pervane de konulacak. Bu oldukça maliyetli ve tüm teknelerde kullanmadığımız bir özelliktir” diyerek özelliklerini de anlattı.
Özel yapım yat, Abromoviç’e yıl sonunda teslim edilecek.

BOĞAZ’DA YOĞUN ÖNLEM
Öte yandan önceki akşam ‘Le Grand Bleu’ isimli 112 metrelik dev yatı ile İstanbul’a gelen Abramoviç’in Türkiye gezisi sürüyor. Abramoviç’in yatı dün Çırağan Sarayı önünde demirli kaldı. Lüks yatta kalan erkeklerden oluşan bir grup dün yanaşan tekneye binerek açıldı.
Çırağan Sarayı’ndan Rus işadamı Roman Abramoviç’íin lüks yatı için herhangi bir talepte bulunulmadığı öğrenildi. Boğaz’daki güvenlik önlemleri ise artırılarak yata kimse yanaştırılmadı.