1 Eylül 2007 Cumartesi

OPTİMİST


2,31m boyunda ve 7-15 yaşları arasında yapılan, temel eğitim teknesidir. Dünya çapında 150 binden fazla ve 95 civarında ülkede yapılır.
Yerel yarışlar haricinde Avrupa ve Dünya Şampiyonaları vardır. % 50’den fazla Olimpik yelkenciler optimist sınıfında yelkene başlamışlardır.

Tekneler Nasıl Yüzer?


Bir tekne suya indirildiğinde suyu yanlara iter yani suyun yerini değiştirir. Su da buna kaldırma kuvveti ile cevap verir. Kaldırma kuvvetinin büyüklüğü, yeri değiştirilen suyun ağırlığına bağlıdır. Bir cismin yüzebilmesi için, yerini değiştirdiği suyun kaldırma kuvvetinin en azından cismin ağırlığına eşit olması gerekir. Bir cismin yerini değiştirdiği suyun miktarı, o cismin biçimine bağlıdır.

Örneğin çamurdan yapılmış bir top batar, ama eğer bu topa içi boş bir kase biçimi verirseniz yüzer. Çamurun biçimini değiştirerek onun terini değiştirdiği su miktarını artırmış olursunuz.
Tekne yapımcılarının yaptığı da işte budur. Çelik bir levha batar ama çelikten yapılmış bir gemi yüzer.

Kaynak : Her Yönüyle Tekneler - Christopher Maynard,
Tübitak Popüler Bilim Kitapları
1 EYLÜL 2007 Cumartesi

Kule Dalışı

Kule sözcüğü fransızca " couler " fiilinden gelir ve akmak anlamını taşır. Çok incelik ve teknik beceri gerektirmesine rağmen balığa en doğal yaklaşma şeklidir. Variasyonları yok denecek kadar azdır ve diğer tekniklere göre çok sadedir. Kule avcılığının temelinde, su içinde hareket etme şekliniz ve bu konudaki beceriniz yatar.

Amaç, atış yapmadan önce, avınıza mümkün olduğu kadar yaklaşmaktır. Balıklar, meraklı canlılardır, tedirgin veya stres altında değillerse, onlara yaklaşabilirsiniz. Stres altında balıklar, yavaşça uzaklaşmak ile aniden kaybolmak arasında çeşitli davranış biçimleri gösterirler. Bu davranışları, ne kadar etkilendikleri ile orantılıdır. O halde, avınızı tedirgin etmeden yaklaşabilmeyi başarmalısınız. Bunun için gerekli olan şartları gözden geçirelim.



Öncelikle, efektif bir kule, palet vuruşlarının sona erdirilip, negatif yüzerliğe geçtikten sonraki düşüş veya " akış " ile başlar. Bu andan itibaren, paletlerinizi sadece hafif yön değişiklikleri için hareket ettirmelisiniz. Ağırlık hesabı ve ayarı çok önemlidir. Avlanacağınız derinliği önceden belirleyin ve kemerinizi ona göre ayarlayın. Örneğin, 10 metrelerde avlanacaksanız, ilk 5 - 6 metrelerde nötr yüzerlikte olacak şekilde yüklenin. Kule avcılığında değişken ağırlık kullanılabilir ancak, tavsiye edilmez. Özellikle, kule için inildiğinde, avınız uzaklaşmış ise, bu hareketi, iyi bir agaşon ile devam ettirebilirsiniz. Eğer değişken ağırlık kullanmış iseniz, elinizden bırakırken çıkacak sesler, balığı ürkütebilir.



Başarılı bir kule gerçekleştirebilmek için, başlangıcından sonuna kadar her safhasının da başarı ile uygulanması gerekir.

Satıhta, yüzünüz aşağı dönük pozisyonda, tamamen gevşemek ve konsantre olabilmek için, 3 - 4 dakika diyafram soluması yapın ve ritmi düşürün.

Ciğerlerinizi, diyaframdan başlayarak göğüs kafesi ve omuzlarla sonuçlandıracağınız standart bir teknikle tam olarak doldurun.


Nefesinizi gırtlağınız ile tutun. Yeni başlayanların sıkça yaptıkları bir hata olan, diyaframdan nefes tutmak, oksijen tüketimini çok arttırır. Diyafram, oldukça büyük bir kastır ve fazlaca oksijen tüketir.


Snorkeli ağzınızdan atın.

Mükemmel bir ördek dalışı gerçekleştirin.

İlk metreleri sağlam palet vuruşları ile geçin. Sessizlik, bütün av tekniklerinde olduğu gibi kule tekniğinde de ana kuraldır. Bu nedenle, palet vurmayı, negatif olduğunuz anda kesin.


İnişiniz sırasında, ani hareketler yapmayın. Vücudunuzu ve hareketlerinizi, dışarıdan seyrediyormuş gibi görmeye çalışın ve hatalarınızı düzeltin.

Kule avcılığı için, uzun tüfek gerekir. 100 cm. tüfek boyu, uzun kelebekli 6.5 mm şiş ve kuvvetli lastik kullanın, tüfeğinizde, dalış derinliğinizin % 30 fazlası kadar iple birlikte, makara bulundurun.


Tüfek taşımak, önemli bir detaydır. İnişte, tüfeği, vücudun bir uzantısı gibi ilerde tutmak, hidrodinami açısından avantaj getirir, ancak, uzantılar, özellikle, doğal ortama uymayan malzemeden yapılmışsa, balıklar tarafından tehdit olarak algılanır. Tüfeğinizi, kolunuz geride, kabzasından tutarak, vücudunuza yapışık ve yanında gizleyerek taşırsanız, hidrodinami kaybedersiniz ancak, balıklar daha az tedirgin olurlar. Bu konuda seçiminizi, dip yapısı, av bölgesinin bakirliği ve balıkların genel davranışlarına göre siz belirleyeceksiniz.


Kulak eşitlemek için kullandığınız elinizle, bakışlarınızı biraz gizleyin. Bu konu tartışmaya açıksa da, avcı bakışının avı tedirgin ettiği olasıdır. Uygulamakta artılar olabilir.

Eğer tüfeğinizi yanınzda taşımışsanız, atış menziline girerken çok ağır hareket ederek, pozisyona girin. Son metrelerde, tüfeği yavaşça ileri uzatın.


Avınız halen rahat ve hareketsiz ise tetiği kararlılıkla çekin.


Tekniğiniz geliştikçe, avcılık başarınız artacaktır. Unutmayın ki, su altı avcılığı, çok antrenman ve deneyim gerektirir, bunun başka yolu yoktur. Şampiyonlar, senenin 300 gününü suda geçirmektedirler. Okuduklarınızı, anlayarak ve uygulayarak çalışın. İlk denemelerin başarılı olması ancak şanstır, ancak zaman içinde ilerleyecek ve su altı avcılığının keyfine varacaksınız.

Jak Boeno

WINDSURF TÜRKİYE ŞAMPİYONASI 3.AYAK - Mimarsinan



Türkiye Yelken Federasyonu’nun 2007 yılı Faaliyet Programında yer alan “Windsurf Türkiye Şampiyonası 3.Ayak ” Yarışları, 07-09 Eylül 2007 tarihlerinde Mimarsinan / İSTANBUL’da yapılacaktır.

KURALLAR :
Yarışlar, ISAF Yelken Yarış Kuralları RRS ( 2005-2008) , IFCA Sınıf Kuralları , TYF 2007 İlke Kararları, bu yarış İlanı, TYF Genel Yarış Talimatı ( 2007-2008) ile yayınlanacak Ek Yarış Talimatları uyarınca yapılacaktır.

Parkur Hakkında Bilgi:
Mimarsinan, İstanbul - Büyükçekmece’ye bağlı ufak bir beldedir. Marmara denizine bakan koyu ve kuzeyli rüzgarıyla, rüzgar sörfü tutkunları için İstanbul’daki az sayıdaki parkurların en iyisi olarak nitelendirilir.

Yarışlar Windsurf sınıflarında yapılacaktır.
-Kesin kayıtlar; Mimarsinan / İstanbul’da , kayıt formları , lisanslar ile beraber yarış ofisine teslim edilecek ve yarış programında ilan edildiği üzere 07 Eylül 2007 Cuma günü saat 12:00’ye kadar yapılacaktır.
-Yarış ofisi, Mimar Sinan Rüzgar Sörfü Kulübü, Büyük Çekmece Koyu,

İSKİ Binası yanı Mevkii olup kayıtlar 07 Eylül 2007 Cuma günü saat 10.00 da açılacaktır.

KAYIT ÜCRETİ : Yarış kayıt ücretleri tekne başına 20.-YTL olup,Yarış ofisinde makbuz karşılığı ödenir.

Yarış Üssü, MimarSinan Rüzgar Sörfü Kulübü, Büyük Çekmece Koyu, İSKİ Binası yanı , Mimarsinan / İSTANBUL’da kurulacaktır.

Denizde balık, festivalde etkinlik

Şehristanbul Derneği ve Fatih Belediyesi, bu yıl İstanbul Balık Festivali'nin dördüncüsünü düzenliyor. Bugün ve yarın Tarihi Samatya Meydanı ve Yeni Galata Köprüsü'nde yapılacak festivale katılanlar balığa doyacak, çünkü Balık Müstahsilleri Derneği festival için 5 ton balık ayırmış.
Bugün saat 17.00'de Samatya Meydanı'nda 5 bin kişiye balık-ekmek dağıtılacak, yarın saat 14.00'te meydana gidecek 4 bin kişi de büyük bir Osmanlı kazanında pişirilmiş balık çorbasını bedava içebilecek. Superfresh de festival süresince 2 bin adet ton balıklı sandviçi ücretsiz dağıtacak. Yediği balık-ekmeği eritmek isteyenler, bugün ve yarın 16.00-18.00 saatlerinde sanat tarihçisi Atilla Tuna rehberliğinde yapılan 'Samatya'dan Kocamustafapaşa'ya' ücretsiz yürüyüşüne katılabilir.

Festivalin bu yılki yenilikleri arasında İDO'nun verdiği tekneyle yapılan Boğaz turu bulunuyor. Eminönü İskelesi'nden başlayacak olan tur, yarın 10.00-12.00 saatlerinde, yine Tuna'nın rehberliğinde gerçekleşiyor. Festivalde ayrıca SYMBIOSIS-Sağlık ve Doğa Gönüllüleri Derneği'ne bağlı doktorlar, ücretsiz sağlık taraması hizmeti verecek. Şehristanbul Derneği üyeleri, tarihi eserleri sahiplendirme projesinin devamı olarak çocuklarla birlikte, Balık Festivali'ne uygun resimler yapacak. Festivalin sanatsal etkinlikleri arasında, 'İçkalpakçılar Çıkmazı' (Samatya'da bulunan bir çıkmaz sokak) isimli ödüllü kısa film gösterimi, ücretsiz ebru atölyesi ve sergisi, resim ve fotoğraf sergileri, folklor ve tango gösterileriyle kukla tiyatrosu da yer alıyor.

Katılımcılar, bugün saat 19.00'da Sulukule Roman Senfoni Orkestrası ve saat 21.30'daki Volkan Konak konserleriyle önce göbek atacak, sonra horon tepecek. Türk sanat müziği, pop ve pop-rock müzik konserleri ise pazar günü boyunca devam edecek.

4. İstanbul Balık Festivali'nde geçen yıllarda olduğu gibi bu yıl da 'Deniz Yemekleri Yarışması' düzenleniyor. 'En iyi balık çorbası', 'En iyi deniz mezesi', 'En özgün balık yemeği' ve 'En iyi midye dolma' kategorilerinde hünerlerini gösterenler ödül de kazanacak. Midesine güvenenler, yarın saat 13.00'te yapılacak olan 'En çok midye dolma yeme' veya saat 14.00'teki 'En hızlı balık çorbası içme' yarışmasına katılabilir. Sportif katılımcılarsa bugün saat 14.00'te düzenlenecek yüzme yarışmasında serinleyebilir veya yarın Yeni Galata Köprüsü'ndeki Oltayla Balık Avı Yarışması'nda marifetlerini gösterebilir.

Turgutreis'te Wind Surf

Türk Denizcilik tarihinin ünlü amirali Turgutreis'ten adını alan belde, denizci gençler yetiştiriyor. 10 yıldır Turgutreis'te wind surf ve yelken faaliyetleri gösteren Fener Wind Surf CNS ile Belediye Spor arasında eğitim anlaşması yapıldı. 15 Mart-15 Kasım tarihleri arasında, 12'şer kişilik gruplar halinde seçmeler yapılacak. 40 wind surf ve 10 laser ile yapılacak çalışmalar sonunda Belediye Spor'un yelken ve wind surf takımları oluşturulacak.

Turgutreis Belediye Başkanı Ali Server, amaçlarının yurtiçi ve yurtdışı organizasyonlarda ülkenin ve beldenin tanıtımı yapmak ve gençeleri denizle buluşturmak olduğunu belirtti. Başkan Server, aynı zamanda "Amiral Turgutreis Uluslararası Kupası" düzenleyeceklerini de söyledi.

Kurs kayıtları 1-15 Ocak tarihleri arasında Turgutreis Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Servisi'nde yapılacak.

YATÇILIĞIN KISA TARİHÇESİ

Bildiğimiz anlamda gezi veya yarış için yelkenciliğin,ya da ‘'keyif'' için amatör denizciliğin köklerinin 17. yüzyılın ikinci yarısı Hollanda'sına uzandığını bilmekteyiz.1660 yılında Amsterdam şehri İngiltere kralı II. Charles'e taç giyme hediyesi olarak "Mary" adlı yatı hediye eder.Bu tekne Britanya'nın ilk yatı ve İngiliz yatçılığının başlangıcıdır.İngilizce ve Almanca yacht, Türkçe yat ismi Flemenklerin jaght (avcı, takipçi) kelimesinden türemiştir.
Hollandalılar 14. yüzyıldan itibaren korsanları, kaçakçıları kovalamak, bazen de gezi için kullandıkları küçük, hızlı teknelere bu ismi vermişlerdir. Genelde amatör denizcilerin kullandığı hangi teknelerin "yat" sınıfına girdiği cevaplaması zor bir sorudur.
Eski tanımlamalara göre kürekli tekneler hariç, her türlü motorlu veya yelkenli tekne, - çocuklarımızın bindiği Optimist sınıfı teknecik bil e-, yat sayılmaktadır. Amerikalıların 10 metrenin altındaki kamaralı açık deniz teknelerini yat saymadıkları, Orta Avrupa ülkelerinde ise ayrımın yelkenlilerde sınıf tekneleri, açık güverteli tekneler ve yatlar; motorlu teknelerde spor tekneler, motorbotlar ve motoryatlar olarak yapıldığı görülmektedir.
Ayrıca gittikçe zenginleşen dünyamızda süperyat ( 40 metreye kadar olanlar) ve megayat ( 40 metreden büyük boylar) gibi biraz zorlama kavramlara da denizcilik yayınlarında rastlanmaktadır. Ülkemizde önceki dönemlerde yelkenli teknelere ‘'kotra'' dendiğini de hatırlıyoruz

www.yatportal.com